Kapatılan Bilgi Üniversitesi üç gün sonra tekrar açıldı

Bilgi Üniversitesi'nin girişinde oturan bir grup öğrencinin arkasında polisler kalkanlarıyla ayakta duruyor

Kaynak, Ozan KOSE / AFP / Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasını protesto eden öğrenciler 24 Mayıs'ta Santral İstanbul kampüsü yakınlarında polis tarafından ablukaya alınmıştı
    • Yazan, Hilken Doğaç Boran
    • Unvan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, İstanbul
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 3 dk

Bilgi Üniversitesi, 22 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanan bir cumhurbaşkanı kararı ile kapatıldıktan üç gün sonra, 25 Mayıs'ta başka bir cumhurbaşkanı kararı ile tekrar açıldı.

Bilgi Üniversitesi öğrencileri üç gündür okullarının faaliyetine son verilmesini protesto ediyordu.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar da bu kararı sosyal medya hesabından "Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle İstanbul Bilgi Üniversitesinde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek" sözleriyle paylaştı.

Kurucu vakfına kayyum atanan Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı bir cumhurbaşkanı kararıyla sonlandırılmıştı.

Fakat bu karardan dört gün sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni bir kararla bir önceki kararını yürürlükten kaldırdı. Böylece faaliyet iznini kaldırma kararı ortadan kalkmış oldu.

Kararda, bu adımın "Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın yazısı üzerine" atıldığı açıklanırken bu yazıda neler yer aldığı paylaşılmadı.

Kararın "2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 11. maddesi gereğince alındığı belirtildi.

Bu madde üniversitelerin faaliyet izninin kaldırılmasını düzenliyor.

Bilgi Üniversitesi' faaliyet izninin kaldırılmasıyla birlikte öğrenciler, bu kurumun garantör üniversitesi olan Mimar Sinan'a nakledilecekti.

YÖK Başkanı Özvar, kararın ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda" kararını güncellediğini söyledi ve ekledi:

"İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi.

"Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir.

Bilgi Üniversitesi'nden hukukçu ve akademisyen Prof. Yaman Akdeniz 25 Mayıs'taki sosyal medya paylaşımında "Umarım bu 'geçici nitelikli' değil, kalıcı nitelikli bir karardır" dedi ve ekledi:

"Şeffaflıktan uzak, binlerce öğrenci ve çalışanı etkileyen bu karar süreçlerinin arka planını bakalım öğrenebilecek miyiz."

Kararın hemen ardından Bilgi Üniversitesi'nin Santral İstanbul Kampüsü'nde başlayan protestolar 24 Mayıs Pazar günü de devam etmişti.

Kampüsün etrafında geniş güvenlik önlemleri alınırken polis, dışarıda toplanan öğrencilerin kampüse girmesine izin vermemişti.

Kalkanlı polis güçleri ile öğrenciler arasında zaman zaman gerilim yaşanmıştı.

BBC Türkçe'ye konuşan öğrenciler, polis müdahalesine maruz kalan bazı arkadaşlarının yaralandığını söyledi.

Öğrenciler adına yapılan yazılı açıklamada "Kampüsümüzü terk etmiyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada rektörlük tarafından "öğrenci ve akademisyenlerin kampüse girişinin engelleneceği, erzak girişlerinin de durdurulacağı yönünde" bir bildiri yapıldığı belirtildi.

Bu bildirinin ardından kampüse giriş-çıkışların kapatıldığı ve güvenlik önlemlerinin artırıldığı söylendi.

Açıklamada kampüs girişinde bir araya gelen öğrencilere ve eyleme destek verenlere polis tarafından müdahale edildiği belirtildi ve şu ifadeler kullanıldı:

"Müdahale sırasında kampüsün içine girilerek barikatlar kuruldu. Çevre alanların tamamı fiilen abluka altına alındı ve çok sayıda arkadaşımızın gözaltına alındığı bilgisi bize ulaştı.

"Bizler kampüste nöbetimizi sürdürüyoruz. Burada yalnızca bir fiziksel mekânı değil, aynı zamanda üniversitenin kendisini, birlikte üretme ve öğrenme alanımızı savunuyoruz."

Bilgi öğrencileri imzasıyla yapılan yazılı açıklamada "Kampüs çevresindeki güvenlik ablukasının kaldırılması", "Üniversite bileşenlerinin kampüse serbest erişimi", "Temel ihtiyaçlara erişimin engellenmemesi" ve "Üniversiteyle ilgili karar süreçlerinin şeffaf biçimde yürütülmesi" talep edildi.

Öğrencilerin kasklı ve kalkanlı polisler tarafından etrafının sarıldığı bir fotoğraf.

Kaynak, Bilgi Üniversitesi Öğrencileri

Fotoğraf altı yazısı, Polisin müdahalesinde bazı öğrencilerin yaralandığı aktarılıyor

'Arkadaşlarımız işkence ile gözaltına alındı'

Bilgi Öğrenci Dayanışması'nın sosyal medya hesabında paylaşılan bir videoda okul önünde eylem yapan öğrencilerin polis tarafından ablukaya alındığı ve bazılarının giriş turnikelerinin gerisine taşınarak gözaltına alındığı söylendi.

Videoda konuşan öğrenci, "arkadaşlarımızın saçlarından çektiler, kollarından çektiler, işkenceye uğrattılar" ifadelerini kullandı.

Başka bir videoda ise kampüste nöbet tutan öğrenci ve akademisyenlerin dışarıdaki eylemcilerin içeri alınmasını talep etmek için polis barikatına doğru yürüdüğü görüldü.

Öğrenciler tarafından gün içinde yapılan bir basın açıklamasında "Bizim Bilgi Üniversitesi öğrencileri olarak bu mücadeleyi bitirme niyetimiz yoktur" dendi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler kullanıldı:

"İçimiz rahat, irademiz sağlam, ayaklarımız yere her gün daha sert basıyor.

"Hayatımıza dair her alanı bizden almaya ant içmişlerin kararını tanımıyoruz, gücümüzü onların aksine meşruluğumuzdan, dayanışmamızdan alıyoruz.

"Hakikat bunu göstermek, yaşatmak ve büyütmekten ibarettir. Bu güce herkesi davet ediyor, bir adım geri atmayacağımızı ilan ediyoruz."