İBB davası: İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunmasında ne dedi?

Kaynak, x.com/mehmettpehlivan
- Yazan, BBC News Türkçe
- Okuma süresi 4 dk
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddialarıyla açılan davada yedinci hafta geride kalırken, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunmasını tamamladı. Dava, "itirafçı" olarak dinlenen iş insanı Adem Soytekin'in savunmasıyla devam edecek.
Davanın 27'nci oturumunda söz alan Pehlivan, 22 Nisan'da yarım kalan savunmasına devam etti. Suçlamaları reddeden Pehlivan, tutuklanmasının İmamoğlu'nun avukatlığını üstlenmesiyle bağlantılı olduğunu savundu.
Savunmasında medya ve yargı sürecine yönelik eleştirilerde bulunan Pehlivan, "Yandaş medya her türlü karalamayı yaparken mağdurların suç duyuruları bile kabul görmüyor" dedi.
Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda görülen davanın altıncı haftası Pehlivan'ın savunmasıyla tamamlanmıştı.
Geçtiğimiz Mart ayında tutuklanan İmamoğlu'nun ardından gözaltına alınan, sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Pehlivan, Haziran ayında tutuklanmıştı.
Suçlamaları reddeden Pehlivan İmamoğlu'nun avukatlığını üstlendiği için tutuklandığını savunuyor.
Pehlivan, "Burada olmamın nedeni siyasi iktidarın hasım bellediği sayın İmamoğlu'nu hukuken ve siyaseten tasfiye etmektir. Herkesin bildiği hakikat budur" dedi.
Avukatlık yaptığı için tutuklandığını savunan Pehlivan, "karşılığı 'özel vasıflı örgüt üyesi' ilan edilmem oldu" dedi.
Pehlivan "Burada bir yargılama yapıldığını da sanık savunması yapmam gerektiğini de kabul etmiyorum. Avukatlık mesleğinin sanık sandalyesine oturtulmasını kabul edemiyorum" ifadelerini kullandı.
İş insanı Adem Soytekin'in ifadesine yer veren Pehlivan şöyle söyledi:
"Adem Soytekin ifadesinde, 7 Mart'ta yaptığımız bir toplantıda telefonda iş insanı Ali Nuhoğlu'yla konuştuktan sonra Nuhoğlu'nun şirketine tedbir kararı konulduğunu söylediğimi aktarmış. Oysa tedbir kararı 25 Mart'ta getirildi. Yani Adem Soytekin'in ifadesini alan savcı, Adem Soytekin'i dinlerken yalan söylediğini biliyordu. Yine de bu bahaneyi kabul etti."
Dosyada yer alan yolsuzluk iddialarına da atıfta bulunan Pehlivan, "Hani nerede Florya'ya gömülü paralar, cenaze aracıyla kaçırılan rüşvetler, 560 milyar kamu zararı?" ifadelerini kullandı.
Pehlivan, "etkin pişmanlık" uygulamasının bir kampanyaya dönüştürüldüğünü öne sürerek, Fatih Keleş ve Murat Ongun gibi isimlerin "itirafçı olduğu" yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Bu ifadelerin çelişkili olduğunu belirten Pehlivan, "Bu yöntem görünürde tutarlı bir suçlama üretse de bilimsel ve hukuki açıdan dosyayı çökertir" dedi.
Mahkeme heyetine de seslenen Pehlivan, "Bunu kurgulayanların mahkemenizden isteği ise tüm bu sahteciliğe bir hukuk kılıfı geçirmenizdir" ifadelerini kullandı.
Pehlivan ayrıca, "Avukatsızlık özlemi, Engizisyon'dan kalma bir mirastır" sözleriyle hukuk tarihine atıf yaptı.
Savunmasında cezaevi koşullarına da değinen Pehlivan, Çorlu'daki yüksek güvenlikli bir cezaevinde tutulduğunu belirterek, "Kuyu tipi hapishane deniyor. 5 metre avlusu var. Kendinizi kuyuda hissediyorsunuz" dedi.
Pehlivan, kızından ayrı kaldığı günlerin telafisinin mümkün olmadığını ifade etti.
Bu sırada duruşma salonunda bazı tutukluların gözyaşlarını tutamadığı aktarıldı.
İmamoğlu'nun suçlanmasını Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'nın öyküsüne benzeten Pehlivan, "merak edenler için hemen söyleyeyim bu suçlamaların bir siyasi komplo olduğu ispatlandı" dedi.
Pehlivan, "Nihayetinde yolsuzlukla, rüşvetle, kara parayla suçlanan, hapsedilen, mahkum edilen Lula da Silva, 2022 yılında Brezilya halkının yarısından fazlasının oyunu alarak Brezilya Devlet Başkanı seçilmiştir. Halen görevinin başındadır" dedi.
İmamoğlu'nun yargılandığı davalarda 12 kez hakim değişikliği yapıldığını belirten Pehlivan, yargı sürecini eleştirdi.
İddianamede "Gizli Tanık İlke" ifadesinin "aynı olacak şekilde tanık Meşe adıyla kullanıldığını" iddia eden Pehlivan "bu ifadeyle 28 farklı kişi suçlandı ama iddianamede Meşe buharlaştı. Onlarca kişi haksız yere gözaltına alınıp tutuklandı" dedi.
Pehlivan, tanık İlke'nin "gizli tanıklıktan vazgeçmiş olmasına rağmen iddianamede kendisine 61 kere atıf yapıldığını" iddia etti.
"Bu anlattığım salt bir hukuka aykırılık zinciri değil, düpedüz sahtecilik ve inkar zinciridir" ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Aralık ayında İBB davasında gizli tanık İlke'nin, ifade verdikten 4 gün sonra tüm ifadelerini geri çektiğini söylemiş, bunun için gönderdiği yazıya ulaştıklarını iddia etmişti.
Özel, "İlke, ifadeden 4 gün sonra yazı yollamış, 'Bütün ifadelerimi geri çekiyorum, koruma tedbirlerini kaldırın' diye. Yazı elimizde. Yani gizli tanık Meşe'nin yerine ikame ettikleri İlke de tanıklıktan vazgeçmiş" demişti.
İmamoğlu: Dava benim üzerime kurulu
Duruşma sırasında söz alan İmamoğlu, davanın doğrudan kendisini hedef aldığını savundu.
Savcının yönelttiği sorulara işaret eden İmamoğlu, "Soruların büyük bölümü benimle ilgiliydi" dedi. İmamoğlu ayrıca, bir tanığın ifadesinin öne alınmasına ilişkin "baskı" ve "tehdit" iddialarını reddetti.
Perşembe günü yapılacak tutukluluk incelemesine de değinen İmamoğlu, bu duruşmada görüşlerini ifade etmek istediğini söyledi.
Baro başkanlarından eleştiri
Pehlivan'ın avukatı Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, "Bu davanın avukatı, huzurda kendisini savunmak zorunda kaldı" diyerek süreci eleştirdi.
Sağkan, "Türkiye'nin hukuk tarihinde avukatlar ve baro üzerinde baskı yaşanmıştır. Bu da dönemin en ağır örneklerinden biridir" dedi.
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ise davanın siyasi nitelik taşıdığını savunarak, süreçte insan hakları ihlalleri yaşandığını öne sürdü.
Avukat Tora Pekin de iddianamenin büyük ölçüde "itirafçı ifadelerine" dayandığını belirterek, bu beyanların hukuka aykırı olduğunu savundu. Pekin, bazı ifadelerin defalarca alındığını ve çelişkiler içerdiğini söyledi.
Savunma yapan avukatlardan Hasan Fehmi Demir, dosyada örgüt suçlamasını destekleyecek teknik delil bulunmadığını öne sürdü. Demir, "11 yıldır sürdüğü iddia edilen bir örgüte ilişkin teknik takipten elde edilmiş tek bir kanıt yok" dedi.
Demir ayrıca, bazı tanık ifadelerinin baskı altında alınmış olabileceğini iddia ederek, "İstediği beyan verilene kadar ifadelerin tekrar alındığı görülüyor" diye konuştu.

Kaynak, OZAN KOSE/AFP via Getty Images
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın ilk duruşması 9 Mart'ta görülmüştü.
414 kişinin sanık olduğu davada İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 92 kişi tutuklu yargılanıyor.
İnan Güney hakim karşısında
Davada bu hafta, görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ilk defa hakim karşısına çıkacak.
Yedi aydır cezaevinde bulunan Güney, Beyoğlu Belediyesi ile ilgili bir başka yolsuzluk davasında yargılanıyordu.
Bu davanın İBB dosyasıyla birleştirilmesiyle Güney ile birlikte akrabası İsmail Akkaya, Beyoğlu Belediyesi Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan'ın da aralarında bulunduğu altı kişi davaya dahil oldu.
Böylece İBB davasında toplam sanık sayısı 414'e, tutuklu sanık sayısı da 92'ye yükseldi.
Güney ve altı kişi "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıldan 31 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor.










